fikriyet
  Anasayfa | Resimler | Videolar | Yazar Ol | Yazar Girişi | Gönder | Facebook'ta Paylaş | adresi kaydet  Adresi Kaydet | Arama | RSS RSS

KATEGORİLER

  | kapat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Mason Locaları ve Ergenekon

Kategori  Kategori: Güncel Yorumlar  Yorum Sayısı : 2 Tarih  Tarih : 02-Ağustos-2010, 20:50   : 4966
Sevilay Seven
Yazar: Sevilay Seven
Mason Locaları ve Ergenekon

İtalyadaki P2, P3 Mason Locaları operasyonu ve bizdeki Ergenekon Davası arasında benzerlik var mı?

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 
Atatürk’e masonluk teklif eden bir mason ile Atatürk arasında geçen diyalog:

 

“-Efendim biz zaten maiyet-i devletinizdeyiz, fakat siz meşrik-i azamımız olursanız biz pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız, demiş. Reisicumhur,

-Peki bir şey soracağım, bana cevap veriniz de sonra... Siz Avrupada hangi locaya bağlısınız ve metbuunuzun ismi nedir?

-Biz Cenova'ya tabiiz ve reisimiz de BARCA MISON Cenaplarıdır, demişler. Bunun üzerine küplere binen MUSTAFA KEMAL PAŞA onlara hitaben:

-HAYDİ DEFOLUN BURADAN, CEHENNEM OLUN GİDİN, YAHUDI UŞAKLARI! Benim milletim bana kahraman sıfatını verdi, ben sizin gibi, bir çıfıt yahudiye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye'deki bütün localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil edeceğim divan-ı harbi örfi'ye hepinizi verir ve astırırım! Haydi defolun karşımdan!

diyerek onları kovmuş, onlar da yıldırım telgraf ve telefonlarla vaziyeti İstanbul, İzmir ve Adana'ya bildirdiler ve sabah olmadan hepsinin kapanma kararlarını getirip henüz sofrasından kalkamayan reisicumhura verdiler ve derin bir nefes aldılar. Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa bu suretle bütün MASON localarını kapatmıştır.”

 

Mason locaların kapatıldığı tarih 10 Ekim 1935.

Atatürk bu olaylardan sonra birkaç defa suikaste maruz kalmış ve mason locaları kapatıldıktan sadece 3 yıl sonra çok tartışmalı bir şekilde ölmüştür. Bu konuda yazılmış çeşitli eserler mevcut.

 

Etrafındaki mason doktorlar tarafından zehirlendiği yönünde ciddi iddialar da ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlisi 1948 yılında Yunanistan’da yayınlanan "Laiki Foni" isimli bir gazetenin 685 no’lu sayısında yayınlanan 33 dereceli mason Bulgar Yahudi Avram Benaroyas’un itiraflarıdır.

 

Atatürk’ün mason localarını kapattıktan sonra söylediği şu söz, Atatürkçü geçinip kökü dışarıda mason localarında gezinenler tarafından iyi idrak edilmeli:

“Bu dakikadan itibaren bu cemiyeti ölmüş biliniz. Ve bir daha diriltmeğe teşebbüs etmeyiniz”

 

Şimdi 18 Temmuz 2010 tarihinde basında çıkan şu haberi bir okuyalım:

 

“1970’li yıllarda İtalyan siyasetinde deprem etkisi yaratan P2 adlı mason locasının devamı niteliğindeki P3’ün ortaya çıkarılması ülkeyi şoke etti.

 

İtalya tarihinin ikinci büyük derin devlet skandalıyla çalkalanıyor. İtalyan savcılar, 1970’lerde ülkedeki siyasetin kirlenmesinde ve yolsuzlukların temelinde yer aldığı saptanan ve “devlet içinde devlet” olarak nitelendirilen P2 mason locasının çökertilmesinden 29 yıl sonra bir kez daha benzer bir skandalla çalkalanıyor. Siyaseti ve ekonomiyi etkileme amacıyla derin ve gizli örgütlenme iddiasıyla İtalyan Yargıtay Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma, iş adamları, siyasetçiler ve yargı mensuplarının bu gizli örgütün üyesi olduğunu ortaya koydu.

 

İtalya, 1981’de P2 Gizli Mason Locası skandalıyla sarsılmıştı. Licio Gelli’nin 1970’li yıllarda kurduğu P2, ülkedeki pek çok finansal skandalın ve karanlık siyasi manevraların mimarı olduğunun ortaya çıkarılmasının ardından 1981’de feshedilmişti.”

 
Ve gelelim Türkiye’de çetelerle mücadele ettiği söylenen Ergenekon soruşturmasına.

Bazıları bizdeki bu soruşturmayı İtalya’daki soruşturmaya benzetmeye çalışıyor.

 

Ancak Ergenekon davası çetelere karşı ve “Devlet içinde Devlet” olmaya çalışan, halkın iradesine ipotek koymaya çalışan örgütlere karşı yapılan bir soruşturma olmaktan çoktan çıkmış durumda.

Ya Ergenekon şakşakçıları davanın yönünü değiştirip sulandırdılar, yada dava baştan beri dış mihrakların Türk Ordusu’na karşı yürüttüğü bir operasyon olarak planlandı.

 

İtalya’daki P2 ve P3 Mason Locaları’nın skandallarına benzeyen faaliyetleri yürüttükleri bilinen Türkiye’deki Mason Locaları, bakalım hangi kahraman savcılar tarafından veya gerçek Atatürkçü bir savcı tarafından durdurulabilecek.

 

Aşağıda 14.06.2008 tarihli Vakit Gazetesi’nin bir haberine karşı Büyük Kulüp’ün yaptığı açıklamadan bazı alıntılar okuyacaksınız. Büyük Kulüp’ün yaptığı bu açıklama Prof.Dr. Kerem Doksat’ın sayfasından alınmıştır.

 

Kerem Doksat'ın yazısından alıntılar yapmadan önce şunları belirtmekte fayda var.

 

İngiliz Elçisi tarafından kurulan Büyük Kulüp, masonlarla ilişkisi olduğu iddialarına karşı Vakit gazetesi’ne dava açmış. Ancak basında yer alan haberlere göre Büyük Kulüp’ün sadece adında mason yok. İşte o haber:

 

“ Tarihçi Yurtsever'in araştırmalarına göre, Kulüp ilk yıllarında, Ermeni asıllı Abraham Paşa'nın Beyoğlu Pera'daki tarihi binasında, Osmanlı Masonlar Kulübü ile birlikte hizmet veriyordu. İlk üyelerinden biri Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası'nın kurucusu Talat Paşa idi.

….

Açıklamasında tarihi fotoğraflara da yer veren Yurtsever 'Abraham Paşa'nın apartmanında Cercle d'Orient ile 'Grand Orient Masonlar locasının' birlikte çalışması tesadüfi olabilir mi! Cercle d'Orient'in adı içinde sadece 'Masonlar' kelimesi yoktu. Ama kurucuları Masonlar idi”

 

“19.03.1882- Baron De Hirschfeld

15.03.1883-Muhsin Han

14.12.1891-S.E.M De Melidow

09.12.1899-Prince Maurocordato

15.12.1902-Baron De Calice

08.12.1906-Comte De Dudzcele

13.12.1909-Baron de Marschall

…..”

 

Evet, Türkiye’de üst düzey yöneticilerin üye olduğu ve ilk yöneticileri yukarıdaki isimler olan bir kulüp..!

 

Şimdi gelelim Büyük Kulüp (Cercle d’Orient)’in açıklamalarına:

 

“BÜYÜK KULÜP

(Cercle d’Orient)

DERNEĞİ

1882

 

Vakit Gazetesinin;

Atatürk ilke ve İnkılâplarına, Laik, Demokratik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyetin İlkelerine açıkça tecavüz eden yazısı, Büyük Kulüp Derneğinin manevi ve tüzel kişiliğine karşı saldırısı karşısında dava açma yolu ile tepkisini dile getirmek isteyen üyelerimize vekaletname tanzimi, bilgi ve her türlü hukuki yardımda bulunmak üzere …….. direkt ve ……. nolu telefonumuzdan …… ……’e ulaşmanızı rica ederim”

 

Şimdi Vakit’in ne olduğunu biliyoruz ancak Büyük Kulüp hakkında bir yazı yazınca bunun “Atatürk ilke ve İnkılâplarına, Laik, Demokratik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyetin İlkelerine” tecavüz etmekle ne ilgisi var?

İlgisi şu: Bazı kulüpler, localar, dernek ve vakıflar ile bunların “ılımlı” alt tabaka dernek,vakıf ve kulüpleri, Atatürk’ü ve Çağdaşlık kelimelerini istismar etmeyi hep yapmışlardır. Türkiye’de hayatlarını idame ettirebilmek ve destek görebilmek için bu söylemleri her zaman kullanmışlardır.

Bu söylemleri kendi varlıklarını idame ettirebilmek için kullandıkları gibi, samimi Müslümanları ve dindar halkı yok etmek için de çok iyi kullanmışlardır.

 

Büyük Kulüp (Cercle d’Orient)’in açıklamalarına devam edelim:

 

“Kulübümüz 1882 yılında Yabancı Büyükelçiler tarafından İSTANBUL’DA kurulmuş olup, Cumhuriyetimiz ilanından sonra da Büyük Kulüp adını almıştır.”

 

“Derneğimizin amacı, LAİK, DEMOKRATİK, ÇAĞDAŞ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMEL DEĞERLERİNİ KORUMAK, ATATÜRK İLKE VE İDEALLERİNİN ÜLKEMİZDE SONSUZA DEK YAŞATILMASI İÇİN FİKİR VE HİZMET ÜRETMEK ve aynı maddede yer alan diğer amaçların doğrultusunda çalışmaktır.”

 

Şimdi amacı bu olan bir örgüte, bu amaçların gerçek sahibi olan Atatürk niye hiç üye olmamış acaba?

 

Büyük Kulüp (Cercle d’Orient)’in açıklamalarına devam edelim:

 

“BÜYÜK KULÜP DERNEĞİ sosyal bir kulüp olup, 6000 üyesi bulunmaktadır.

600’e yakın üyemiz Devlet’e hizmet etmiş, Müsteşar, Genel Müdür, Vali, Emniyet Müdürü, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay Üyeleri, Hakim ve Savcılardan,

50 civarında üyemiz Eski Büyükelçiler,

60 civarında üyemiz Eski ve Yeni Genel Kurmay Başkanları, Kuvvet Komutanları ve Korgeneral ve Koramiraller,

400 civarında üyemiz Başbakanlık, Bakanlık, Milletvekilliği yapmış eski ve yeni Parlamenterler,

2500 civarında üyemiz Rektör, Dekan, Profesör gibi kamu görevlileri ve Avukat, Kimyager, Eczacı, Mimar, Mühendis ve emsali Serbest Meslek sahipleri,

650 üyemiz Sanayici ve İşadamı,

600 civarında bayan üyelerimizden,

1100 üyemiz 18–33 yaş arası üye çocukları sıfatıyla üye olan yüksek tahsilli, istikbal vadeden genç üyelerimizden müteşekkil olup, ayrıca Basın ailesinden de 18 üyemiz mevcut bulunmaktadır.

…..

Derneğimiz Kadıköy’de faaliyette bulunup, 1. Ordu Komutanlığı görev bölgesi içindedir. Tüzüğümüze göre 1.Ordu Komutanı görevinde bulunan komutanlar Derneğimizin tabii üyeleri olup, göreve başladıklarında kendileri Yönetim Kurulumuzca makamlarında ziyaret edilerek Dernek üyelikleri önerilmektedir.”

 

Şimdi bu satırları okuyunca yukarda geçen İtalya’daki soruşturma insanın aklına geliyor.

 

Büyük Kulüp gerçekten masonik bir teşkilat mı, değil mi onu bilemiyoruz.

Anca konu açılmışken kökü dışarıda mason localarının faaliyetleri ile ilgili şunları da söyleyelim:

 

Masonların amacı tüm devletlerde nüfuzlu ve önemli makamdaki kişileri kendilerine bağlayarak, milletleri ve devletleri istedikleri gibi yönlendirmektir.

Bir orduya hükmeden komutana, Mili Eğitim’e hükmeden bir bakana, ülkeyi idare eden bir Başbakan’a, üyesi olduğu bir Mason Locası Üstadı başkanlık ediyorsa, o ülke, o topluluk Mason Locası’nın yönetiminde demektir.

İşte Atatürk’ün kökü dışarıda bu cemiyetleri kapatmasını sebebi de budur..!

Ülkeyi halkın seçtiği bir lider yönetiyor, o lideri ise kökü dışarıda bir locanın başkanı..!

Büyük bir kurumu veya şirketi bir lider yönetiyor, o lideri ise kökü dışarıda bir locanın başkanı..!

 

Bu örgütlenme; devlet yönetimine etki etmenin haricinde, toplum içinde de herhangi bir mevkiye yükselmede liyakatın önüne geçebilmekte, adalet siteminde adil bir karar vermeyi etkileyebilmekte, adaletten ve liyakatten çok yandaşlığı, torpili ve adam kayırmayı ortaya çıkarmaktadır. Ticari imtiyazlar sağlama da bir diğer önemli konu.

 

Çeşitli ülkelerde aldıkları tepkiler üzerine, kendi varlıklarını devam ettirebilmek için kimi göstermelik hayır işlerine girişmişler, eğitim, sağlık ve yardım faaliyetleri yapmışlar ve bunları açıklamalarında, reklamlarında çok güzel kullanmışlardır.

 

Kendilerini haklı ve büyük göstermek için bazen ünlü ve güvenilir kişileri de üye yapmışlar, daha sonra bu kişileri reklam malzemesi olarak da kullanmışlardır.

 

Toplumda “Mason olmak” büyük bir ihanet gibi algılandığından giderek isimlerini de ılımlı ve toplumun ilgisin çeken türden vermeye başlamışlardır. Herhangi bir sporu veya spor kulübünü sevenler olarak, çevre, sağlık ve eğitim konusunda faaliyet gösteren bir dernek olarak da faaliyet yapabilmektedirler. “Çağdaşlık” ve “Atatürkçülük” adı altında dernek ve vakıf faaliyetlerinde de bulunmaktadırlar. Son zamanlarda Ergenekon soruşturması kapsamında bu tip dernek ve vakıfların adı çok sık geçti.

Ortaçağ ayinleri ve gelenekleri ile yönetilen bir örgütün çağdaşlıkla ne ilgisi olabilir ki?

 

Bu örgütlerin sık sık kullandığı bir yöntem ise şu:

Kendileri hakkında tüyler ürperten gizli ve tehlikeli bazı konular kamoyuna yansıdığında  “Komplo teorisi” diye sulandırırlar veya konuyu alaya alarak gerçekten uzak olduğu izlenimi oluştururlar. Yaygara koparmak ve olayları gerçekten saptırmak konusunda hemen bir işbirliğine gidiverirler.

Halbuki yaşananlar ve tarihi gerçekler, bu konuda yazılmış bir yığın eserler, dünya çapında basında çıkan haberler….Hangi birini inkar edebileceksiniz?

 

Bizdeki alt tabak masonlar bilmese de, veya bildikleri halde inkar etseler de, bir kısım Yahudi tarikatlarının ayinleri, İsrail’de ve dünyanın değişik ülkelerinde bizzat Yahudiler tarafından bile tepki çekiyor.

Bunlara karşı kurulmuş hatta Yahudi üyeleri olan anti Siyonist dernekler bile var.

E size ne oluyor da Yahudi tarikatlarının bu tip ortaçağ’dan kalma ayinlerini inkar etmeye kalkıyorsunuz.?

 

Kerem Doksat’ın Vakit Gazetesi’nin haberi ve Büyük Kulüb’ün açıklamaları ile ilgili yazısının sonunda şöyle bir kısım da var.

 

“İmdi, niye bunları mekânıma koydum derseniz… Esas konu da, cevabı da yukarıda, zırvalıklar âşikâr.

 

Bendeniz de uzun senelerdir Büyük Kulüp’e, Moda Deniz Kulübü’ne, (4.) Levent Tenis Kulübü’ne (burada sık sık Hülya ile karşılaşırız, tenis oynar gibi hareketler yapar) ve Fenerbahçe Spor Kulübü’ne âzâyım.

 

Bütün buralarda gizli mahfiller vardır; yeraltından girilen özel localarda kedi kesip kanını içtikten sonra Sevi’nin ruhuna dua edip, Türkiye’yi nasıl batıracağımızı konuşuruz. Suratlarımızda hâince sırıtış ve riya dolu bakışlarımızla “daha çok nasıl ihanet edebiliriz” diye tefekkür eyleriz. Arada Sabetay gelir, ruhânî ve dâvudî bir sesle bize mesajlar verir. Bizler de “umbara abdala habda kim” diye döne döne hidayete ereriz (kusura bakmayın, kelimelerin anlamını söyleyemiyeceğim; zâten bu kadar ifşaatta bulunduğum için zâten akşama 50 cc kanımı emecekler 33 dereceli masonlar).

 

Bunların, bunca zırvalığı yazanların ne utanması ne de ahlâkı var!”

 

Kerem Doksat, yukarıdaki satırları ciddi olarak yazdığını düşünen bazı “Büyük Kulüp” üyelerinin tepkisi üzerine bir güncelleme yapıyor:

 

“Biraz önce Büyük Kulüp’ten aradılar. Meğer bu yazıyı ciddiye alan bâzı üyeler olmuş. Doğrusu çok şaşırdım. Alenen atılan çamurla dalga geçen, “Bunların, bunca zırvalığı yazanların ne utanması ne de ahlâkı var!“ diye bitirdiğim ironiyi görememişler. Azıcık dikkatle tekrar kıraat edilirse, VAKİT denen zırvalık gazetesinin haberiyle ta baştan “dalga geçtiğimi”, Büyük Kulüp’ün cevaplarını koyduğumu, en sonunda da, üyesi olmaktan şeref duyduğum kulübe atılan çamurlarla istihza eyleyip, iddiaları aşağıladığımı eminim ki alınganlık gösteren üyeler de fark edecektirler. Artık mizah yapmak bile zorlaştı; neyse…”

 

 

 

KAYNAKLAR:

http://www.keremdoksat.com/2008/06/20/buyuk-kulup/

http://www.haberturk.com/dunya/haber/533487-italyayi-sarsan-skandal

http://www.bugun.com.tr/haber-detay/96886-gizemli-kulubun-general-uyeleri-haberi.aspx

 

 
 
 
 
Facebook'ta Paylaş
 
 
Yorum Yaz
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Arkadaşlarına Gönder | Yorum Yaz Yorum Yaz | Facebook'ta Paylaş |

Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır.

deep note [ 04-Ağustos-2010, 18:08 ]
Siz Ergenekon'dan tutuklu bir tane Yahudi, Büyük Kulüp üyesi, Mason veya PKK sempatizanı gördünüz mü?
Veya CIA maşası..!
Kimsenin farketmediği, gözlerden kaçan önemli bir ayrıntı.
Sebahattin [ 02-Ağustos-2010, 21:14 ]
Masonluk Yahudi olmayanlarıın İsrail ve Yahudi çıkarlarına hizmet etmesi için kurulmuş bir örgüttür.
Siz hiç Mason olan bir Yahudi gördünüz mü?

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Güncel

En Çok Okunan Haberler

İletişim | Yazar Girişi | Kullanım Şartları ve Gizlilik | Sitene Ekle |