Biri çocuk, diğeri Başbakan

Açıklama: M.S.Ö., Aydın'a 9 Mart 2009 tarihinde gelen Başbakan Erdoğan'a, seçim otobüsüyle şehir turu attığı sırada "Allah cezanızı verecek" diye bağırmıştı. Açılan davada ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi.
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 08-Eylül-2009
Geçerli Tarih: 29-Mayıs-2020, 00:45
Site: www.fikriyet.com
URL: Bu konuya http://www.fikriyet.com/anasayfa/haber_detay.asp?haberID=456 adresinden bakabilirsiniz


M.S.Ö., Aydın'a 9 Mart 2009 tarihinde gelen Başbakan Erdoğan'a, seçim otobüsüyle şehir turu attığı sırada "Allah cezanızı verecek" diye bağırmıştı.

 

Aydın Çocuk Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşması yapıldı. Basına kapalı gerçekleşen duruşmanın ardından M.S.Ö'nün avukatı Kemal Aytaç, mahkemenin TCK'nın 32/1 maddesi uyarınca M.S.Ö'ye ceza verilmesine yer olmadığına karar verdiğini ve davayı düşürdüğünü söyledi.

 

Olay şöyle gelişmişti:

 

M.S.Ö., Aydın'a 9 Mart 2009 tarihinde gelen Başbakan Erdoğan'a, seçim otobüsüyle şehir turu attığı sırada "Allah cezanızı verecek" diye bağırdı.

 

İddiaya göre, Başbakan, yanına çağırdığı M.S.Ö.'yü neden yaptığını sorup sonra da gönderdi. Bu sırada korumalar da biraz sert şekilde çocuğu uzaklaştırdı.

 

M.S.Ö.; boynunun arkasında oluşan çiziklerin Başbakan Erdoğan'ın kendisiyle konuşurken meydana geldiği iddiasıyla şikayetçi oldu. Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Sabri Beytorun, yürüttüğü soruşturma sonunda, M.S.Ö.'nün Başbakan hakkındaki şikayetinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

 

(Bu defa Başbakan adına dava açılıyor)

Daha sonra Cumhuriyet Savcısı Zeki Polat, M.S.Ö. hakkında Başbakan Erdoğan'a hakaret suçlamasıyla dava açarak, 1-3 yıl arasında hapisle cezalandırılmasını istedi.

 

Ailenin avukatlığını üstlenen Kemal Aytaç, Savcı Zeki Polat'ın, 13 yaşındaki çocuğa dava açıp cezalandırmak için özel çaba harcadığını ileri sürdü. Davanın açılmış olmasının bile hukuka aykırı ve kabul edilemez olduğunu belirten Aytaç, şu açıklamalarda bulundu:

 

"Açılan davada savcının hukuka aykırı işlemler yaptığını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı koruduğunu belgeleri ile ortaya koyacağız. Çocuğa ceza davası açmak için özel çaba harcanmış. Kime yaranılmak isteniyor? Hukuk çocuğu korumuyor. Olay günü başbakanı takip eden 16 ulusal ve yerel kanal var. Ama hiçbir görüntü yok. Başbakanın her saniyesi polis kameraları, parti kameraları ve basın tarafından kaydediliyor. Olayla ilgili gönderilen CD'de çocuğun boğazının sıkıldığı bölüm karartılmış. Böyle bir şey mümkün mü? Olayın görgü tanığı olduğu söylenen başbakanın koruma polisleri, verdikleri ifadede Tayyip Erdoğan'ın seçim otobüsünde olduğunu beyan ediyor. Savcı resmi araçta diyor. Erdoğan, seçim otobüsünde başbakan sıfatını taşımıyor. Korumaların beyanları çocuğun lehine olduğu için dosyaya konulmamış."

 

Sonuç olarak M.S.Ö'ye ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi ve dava düştü.