Çanakkale Savaşı'nı anlatan Seval Öğretmenin konuşması

Açıklama: 2010 yılında, Çanakkale Savaşı'nın 95. yıldönümü töreninde, Sosyal Bilgiler Öğretmeni Seval Eroğlu okulda yapılan törende Çanakkale Savaşı'nı anlatıyor.Bu konuşma milyonlarca kişi tarafından çok beğenildi. İnternette tıklanma rekorları kırdı.
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 21-Mart-2011
Geçerli Tarih: 01-Nisan-2023, 17:43
Site: www.fikriyet.com
URL: Bu konuya http://www.fikriyet.com/anasayfa/haber_detay.asp?haberID=693 adresinden bakabilirsiniz


2010 yılında, Çanakkale Savaşı’nın 95. yıldönümü töreninde, Sosyal Bilgiler Öğretmeni Seval Eroğlu, okulda yapılan törende Çanakkale Savaşı’nı anlatıyor.

Bu konuşma, milyonlarca kişi tarafından çok beğenildi. İnternette tıklanma rekorları kırdı.

İşte o konuşmanın video görüntüleri ve yazılı metni:

--- 

“Sızlasa da gönüller gidenlerin yasından,

Koşarak gitmeli onların arkasından,

Kahramanlık, içerek acı ölüm tasından,

İleriye atılıp bir daha dönmemektir.”  H.Nihal ATSIZ

 

Biz bugün burada, bir daha dönmemek üzere gidenlerin, tarihin yazdığı en gerçek, en şerefli kahramanları yad etmek üzere, Çanakkale şehitlerini hatırlamak üzere huzurunuzdayız, buradayız.

 

Çanakkale’de 95 yıl önce, çok değil 95 yıl önce, 100 binlerce vatan evladı, bu vatanın bedelini ödemek üzere, Çanakkale’ye çağrılmıştır. Amacımız, geçmişteki savaşların zaferleriyle mutlu olmak değil. Eğer amaç vatan savunmasıysa, eğer amaç hürriyet davasıysa, bir ölüm kalım mücadelesiyle, buna savaş diyemezsiniz. Ve bunu anlatmak boynumuzun borcudur.

 

Çünkü; Vatan dediğimiz bu toprak, diyeti ağır ödenmiş bir topraktır. Bana deseler ki, Çanakkale’yi üç kelimeyle anlat. Derdim ki, geldiler, gördüler ve döndüler.. Evet, geldiler. 1915, 1.Dünya savaşı, Osmanlı devleti, dünyanın en büyük devletleriyle mücadele ediyor. İngiltere, Fransa, Avustralya ve Rusya ve de beraberinde getirdikleri binlerce sömürge askeri, Osmanlının kalbine giden boğaz yoluna pençelerini sarkıttı.    

 

Çünkü; Amaçları İstanbul’du. Başkent İstanbul alınırsa, Osmanlı tarihe karışacak ve Türk milleti bu topraklardan atılacaktı. Evet, geldiler...Aama ben diyorum ki, gördüler!.. Çanakkale’yi Çanakkale yapan, gelenler değildir.!. Onlar 1071’den beri geliyorlar. Bin yıldır bu milleti, bu topraklardan atmak için geliyorlar. Ha, bu sefer top yekün geldiler. Gemileriyle, toplarıyla tüfekleriyle geldiler.

 

Çanakkale’yi, Çanakkale yapan, gelenler değildir..! Çanakkale’yi Çanakkale yapan, gelenleri karşılayan asil ruhtur. O öyle bir ruhtur ki, çelik ve barut; inancın, imanın ve azmin karşısında yenik düşmüştür. O öyle bir ruhtur ki çocuklar, ben esir yaşamaktansa, özgür ölmeyi yeğlerim diyen insanların ruhudur. Davaları büyüktü...Vatan davasıydı...

 

Şimdi soruyum sizlere... Vatan ne demek? Şu an üzerine bastığınız kara toprak parçası mı ? Ya da sınıflarınızda sınırları haritalara çizilmiş, her gün gördüğünüz coğrafya parçası mı ? Ben diyorum ki, değil... Birileri, bizden önce giden birileri, o coğrafya parçasını vatan yaptılar. Coğrafya parçası başka bir şeydir. Ama toprak kanla yoğrulmuşsa, canla ödenmişse bedeli, artık adı vatandır. Ben diyorum ki, vatan özgürlüktür, hürriyettir vatan. Her gün eve gidiyorsunuz, buradan çıkıyorsunuz, özgürce, çantanız sırtınızda, bir taşa vuruyorsunuz ayağınızı, ıslık çalıyorsunuz. Belki şakalaşıyorsunuz arkadaşlarınızla. Kimse önünüze çıkıp “Dur, yürüme bu yoldan” demiyor. Sonra evinize varıyorsunuz, ne rahat... En özgür, en huzurlu olduğunuz yer. Başımı sokacak bir evim olsun da, başka bir şey istemem. Ben de diyorum ki, evimin evidir vatan.

 

Ben özgürlük istiyorum. Bu bayrağın altında konuşuyorsam şu an ve hepiniz ciğerlerinize bu nefesi çekiyorsanız bir bir, unutmayın gençler, birileri nefesini kaybettiği için biz bu özgürlüğü yaşıyoruz!.. Ve o yüzden.. Ve o yüzden, nerden geldiğimizi, ne yapmamız gerektiğini iyi bilmemiz gerekiyor.

 

Ve döndüler diyorum. Çanakkale öyle bir yer ki, yokluk varlığı yenmiştir. Maneviyat maddiyatı yenmiştir. Ve çocuklar, özgürlük sömürgeyi yenmiştir. Esaretin zincirini kırmıştır. Ve o gidenler, o yüz binler, canlarını, hiç düşünmeden bu toprağa veren o yüzbinler için, yüce Allah diyor ki “Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler” Ve ben diyorum ki, şu an bizi izliyorlar... Ve buradalar, yanımızdalar ve onların taşıdığı o asil ruh, biliyorum ki gençler, bizim damarlarımızda. O ruhun  kıpırdanışlarını hissediyorum... Onlara ölü demeyiniz!..

 

Malazgirt şehitleri, “buradaaaa” ,

Çanakkale  şehitleri, “buradaaaa”

Sakarya şehitleri, “buradaaaaa”,

Kıbrıs şehitleri, “ Burdaaaa “ ,

Güneydoğu şehitleri, “Burdaaaa”

Mustafa Kemal Atatürk, “ Burdaaaaa ”

Mekanları cennet olsun, hepsine selam olsun, ruhları şad olsun.

---