fikriyet
  Anasayfa | Resimler | Videolar | Yazar Ol | Yazar Girişi | Gönder | Facebook'ta Paylaş | adresi kaydet  Adresi Kaydet | Arama | RSS RSS

KATEGORİLER

  | kapat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Bülent Arınç'a sözde suikast yapacak subayların ifadeleri

Kategori  Kategori: Güncel Yorumlar  Yorum Sayısı : 2 Tarih  Tarih : 31-Aralık-2009, 17:49   : 902
Fazıl Kara
Yazar: Fazıl Kara
Bülent Arınç'a sözde suikast yapacak subayların ifadeleri

Bülent Arınç'a sözde suikast yapacak subayların tutuklanma nedenleri ve yapılan suçlamalar ile subayların verdikleri ifadeleri karşılaştırdığınızda olayı yorumlamakta zorlanacaksınız.

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Önce subayların tutuklanmalarının sebebini ve yapılan suçlamaları, daha sonra subayların ifadelerini okuyun.

Ve çıkarılan gürültüleri, medyada yapılan haberleri, daha da vahimi ülkeyi yönetenlerin açıklamalarını tekrar bir göz önüne getirin.

 

Sadece toplumun “paronaya pompalama” dan etkilenmediğini, devleti idare etmek için koltuklarda oturan kocaman adamların da “paronaya pompalama” dan etkilendiğini anlayacaksınız.

 

Aslında olaydan sonraki günlerde gazetelere yansıyan bir haber her şeyi özetliyordu:

“Çukurambar'da yol kenarında park etmiş bir otomobilin durduğu yerde sürekli sallanmasından şüphelenen polisler, otomobile operasyon düzenlediler.

Operasyon sonucunda otomobilin içinde çırılçıplak sevişen bir kadınla bir erkek yakalandı.

Çift, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde sorgulandı."

 

Bugün ise benzeri bir olay daha yaşandı. Ankara’da sivil araçla görev yapan askeri personel polis tarafından güya Hakim Kadir Kayan’ı takip ediyorlar diye durduruldu. Ve her zamanki gibi olayı yine faili meçhul biri telefonla ihbar etmiş.! Hakim Kadir Kayan’ı telefondaki ihbarcı mı takip ediyor, asker mi takip ediyor, yoksa askeri durduranlar mı takip ediyor bilinmez ama, şu bir gerçek ki görev yapan askeri, suçlu takip eder gibi takip ederek, durdurarak, görevini engellemek, ve bunu medya ile beraber yürüterek bir baskı oluşturmak bu milletin ordusuna bilerek zarar vermekten başka bir şey değildir.

 

Ve bu zarar Çankaya’da yemek yedirmekle, “hukuk’dan rahatsız olmayın” demagojileri ile de kapatılamayacak kadar ciddi bir konudur.  Devlet sorunları yemek yedirerek, ara sıra herkesi şöyle bir toplayıp konuşmakla da çözülmez. Bu mantıkla devlet değil, şirket bile idare edilmez!

 

 

SUBAYLARIN TUTUKLANMA NEDENİ VE YAPILAN SUÇLAMALAR:

 

“Silahlı örgüt kurarak anayasal düzeni değiştirmeye çalışmak”

“Hükümetin görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”

“Seçilmiş meşru hükümete silahlı isyan”

 

SUBAYLARIN İFADELERİNİN BİR KISMI:

 

Albay E.Y.B.

“Albay Y.A.’nın şifahi emri ile izlemeye başladık. 10.15’te kiralık araçlardan biriyle, izlediğimiz kişinin evine gittik. 11.15’e kadar bekledim. İzlediğimiz kişi 3 bayan ile hareket etti. Ben de takibe başladım. Bir süre sonra araç durunca ben de önüne geçip 200 metre ileride durdum. İzlediğim araçtan 2 bayan indi. Takibe devam ettim. İzleme ile görevli Binbaşı İ.G.’ye de haber verdim. Amacım, İ.G.’nin takip için hazır olmasını sağlamaktı. Gençlik Parkı’na geldiğimizde ikinci kez aradım ve çağırdım. Önümüzdeki şahıs AnkaMall’a gitti. 14.00’te de evine döndü. Aracını kapalı otoparka çekti. AnkaMall’da Sabri Özel mağazasından alışveriş yaptı. MyFish adlı yerde yemek yedi. Bu, kamera kayıtlarından tespit edilebilir. İzlediğimiz kişinin ve benim cep telefonlarımdan da tespit edilebilir. 14.00’te kapalı garaja girince izlemeyi kestik. İ.G. ile pastaneye gidip çay içtik. Çaydan sonra TOKİ konutlarındaki dairemin aidatını görüşmek için tek arabayla buraya gittim. Kiralık arabayı bulunduğu yerde bıraktık. Saat 17.00 gibi kiralık aracın yanına geldiğimizde polisleri gördük.

 

“Bulunan pusula bana ait değildir. Kime ait olduğunu da bilmiyorum. Montumun sağ yan cebine nasıl girdiğimi bilmiyorum. O ana kadar üzerimde böyle bir not yoktu. Polisler bizi arabadan çıkarttığında, ellerimi arkadan kelepçelediler. O anda üst araması da yaptılar. Kanaatimce polisler ihbarın devamında soruşturmayı derinleştirebilmek için cebime bunu koydular.”

 

1 yıldır o bölgede görev yapıyorum. Aynı kişiyi izliyorum. İzlediğim albayın evini biliyorum. Böyle bir adresi taşımama gerek yok. Pusuladaki adreste kimin oturduğunu ve adresin neresi olduğunu ise bilmiyorum.”

 

“Olay günü, izlediğimiz albay, eve girmeden önce evinin yanında bulunan marketten alışveriş yaptı. Saati de 13.00-14.00 arasındadır. Varsa kamera kayıtları da bunu kanıtlayacaktır. Apartman kamera kayıtları da bizi görüntülemiş olabilir. 2007’den bu yana Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndayım. O tarihten bu yana 6 bilgisayarımız olmuştur. Hiçbir zaman 19 bilgisayarımız olmadı. Çünkü biz zaten 8 kişiyiz.”

 

Albay Y.A.

Zaman zaman, kozmik evrakların imhası için üstlerden emir gelmektedir. İmha edeceğimiz evrakları kırpma makinesiyle kendimiz kırparız. Kozmik evrakları önce bu makineden geçirip, poşete koyup imha ederiz. İmha işlemi tutanakla, subay veya astsubay tarafından yapılır. Söylenildiği gibi, bu işi erler yapamaz. Ama erler imha işlemini görmektedir. 10-15 günde bir bu işlem yapılır. Son imha işlemini, olayın olduğu cuma günü değil, önceki cuma yaptık. Olaydan önce yani 18 Aralık’ta olabilir

 

Hürriyet Gazetesi’nin haberine göre subayların avukatları çok çarpıcı bazı açıklamalarda bulundu.

 

“Gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan subayların avukatları,  müvekkillerinin ifadelerinde sözünü ettiği delillerin hiçbirinin savcı tarafından toplanmadığını, buna karşılık, polisin dosyaya çok sayıda belge koyduğunu belirtti. Avukatlar, delillerin toplanması halinde, izlenen albay ile subayların 200 metre aralıklarla birbirini takip ettiğinin görülebileceğini ancak bu yapılmayarak Genelkurmay’ın zan altında bırakıldığını kaydetti.

 

Avukatlar, soruşturmaya dayanak yapılan ihbar numarasının ABD’den yapıldığını gösterdiğini, ABD’den subayların kullandığı araçların plakasının bile verildiğini ifade etti. Avukatlar, ihbarın 155’e değil, TEM şubeye yapılmasına da dikkati çekti.

 

KAYNAK: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/13352449.asp?gid=229

 
 
 
Facebook'ta Paylaş
 
 
Yorum Yaz
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Arkadaşlarına Gönder | Yorum Yaz Yorum Yaz | Facebook'ta Paylaş |

Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır.

mert [ 31-Aralık-2009, 18:27 ]
kozmik odaya girme sebepleri olan bir erin babası ile yaptığı telefon konuşması soruşturmaya niye girmiyor?
o konuşma size inandırıcı geldi mi?
8 asker serbest bırakıldıysa, hala ne arıyorlar.
yoksa esas sebeb oraya girebilmek mi idi.
askerler serbest, bir erin şüpheli telefon konuşması bahane edilerek devletin sırları ortaya saçılıyor, ordu baskı altına alınmaya çalışılıyor.
ordu devleti düşünüyor ve ağır başlı hareket ediyor.
SABREDİYOR.
soğukkanlı...
"sonra sizi ordu da kurtaramaz..!"
colling [ 31-Aralık-2009, 18:08 ]
ÇOK CAN ALICI BİR SORUYU SORUYORUM.
polisler izlenen Albayı değil de neden izleyen subayları durdurup tutuklamış..!
Avukatın açıklamasına göre, dakika dakika izlenen Albay ile izleyen subayların nerede ne yaptıkları belli. Aralarındaki mesafe de belli. ANCAK ALBAY TUTUKLANMIYOR, durdurulmuyor ve izleyen SUBAYLAR dudurulup tutuklanıyor...!

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Güncel

En Çok Okunan Haberler

İletişim | Yazar Girişi | Kullanım Şartları ve Gizlilik | Sitene Ekle |