fikriyet
  Anasayfa | Resimler | Videolar | Yazar Ol | Yazar Girişi | Gönder | Facebook'ta Paylaş | adresi kaydet  Adresi Kaydet | Arama | RSS RSS

KATEGORİLER

  | kapat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Balyoz planı adlı yalanı ciddi ciddi tartışıyorlar

Kategori  Kategori: Güncel Yorumlar  Yorum Sayısı : 0 Tarih  Tarih : 23-Ocak-2010, 21:01   : 698
Fazıl Kara
Yazar: Fazıl Kara
Balyoz planı adlı yalanı ciddi ciddi tartışıyorlar

Türkiye'nin yazar, aydın diye takip ettiği, medyanın başında duranlar balyoz yalanını ciddiye alıp ciddi ciddi tartışıyorlar. Üstelik Taraf'da çıktığını bildikleri halde. Koca koca adamlar kendi isimleri geçtiği için bir şeyler söylüyorlar, ciddi ciddi öfkeleniyorlar.

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

15 gündür yeni bir düzenbazlık ortaya çıkmayınca, bir sessizlik olunca merak etmiştim.

TSK’ya saldırma, bu ülkenin ordusunu yıpratma faaliyetleri acaba durdu mu diye düşünmüştüm. Çünkü  rutin aralıklarla, genelde 15-20 gün aralıkları ile yeni bir kampanya, yeni bir harekat başlıyordu.

“Ne oldu, yeni bir şey yok mu” diye yazmayı düşünürken, düzenbazları tahrik etmiş olmayayım diye vazgeçmiştim.

Neyse ki fazla gecikmeden sıradaki yıpratma ve bu miletin ordusuna saldırma faaliyeti hemen geldi.

 

Bu defa gayri müslimleri, sanatçıları, internet sitelerini değil, siyasetçileri, yazarları ve müslüman halkı orduya karşı öfkelendirecek bir kağıt parçası sunmuşlar.

 

Fatih ve Beyazı Camii’ne bomba yalanları ile müslüman halkı ordusuna karşı düşman etmek hinliği…

 

Şimdi koskoca Türkiye’nin yazar, aydın diye takip ettiği, medyanın başında duranlar kalkıyorlar ve bu balyoz yalanını ciddi ciddi tartışıyorlar.

Kimi yazarlar, sivil toplum kuruluşları, siyasiler de kendi isimleri geçtiği için bir şeyler söylüyorlar. Ciddi ciddi öfkeleniyorlar. Koca koca adamlar…!

Ta oralara çıkarmışlar ve binlerce milyonlarca kişiyi yönet diye tepeye oturtmuşlar. Ama sıradan bir vatandaş kadar gerçekleri göremiyor, düşünemiyorlar…

 

Devletin başındaki Başbakan inanıp, ciddiye alıp, ağlarcasına cevap yetiştirmeye, sanki gerçekmiş gibi kendini acındırarak siyasi rantlar çıkarma peşinde koşuyor.

Gerçi Başbakan bunu hep yapıyor.

Ortaya atılan bir yalanı, sorgulamadan, sonuçlanmasını beklemeden, eğer siyasi rant olarak kullanma durumu varsa hemen değerlendiriyor..!

Devletin başındaki bir sorumlu gibi değil.

Kağıt parçasında, önceki ihbar mektuplarında, Bülent Arınç’a sözde suikast komedisinde yaptığı gibi.

Bir yalan üzerinden siyasi rant devşirmek.

Hem de devletin ordusuna zarar vermek pahasına..!

Sen o ordunun ait olduğu devletin Başbakanı değil misin?

 

Hiç düşünmüyorlar ki bu balyoz yalanı da aynı kaynaktan.

-Kağıt parçası

-İhbarcı subayın mektupları

-Bülent Arınç’a suikast komedisi

-Ve şimdi balyoz yalanı…

 

Bu ülkenin ordusuna zarar vermek isteyen mihraklar, cezalandırmak, susturmak, sıkıştırmak istedikleri kişiler için uygun bir hukuki madde, metin bulmaktan zorlanmıyorlar da, bu ülkeyi korumak ve kollamakla, bu ülkenin ordusuna sahip çıkmakla görevli olanlar, bu hainler için hukuki bir madde bulmakta çok mu zorlanıyorlar..!

Yoksa “hukuk” ayakları ile, hukuka saygı ayakları ile bir taraftan susturuluyorlar mı?

 

Askerlere hukuku ya çok fazla öğretmişler, yada az öğretmişler.

“Barış” silahı gibi kullanılan “hukuk” silahının farkında değiller galiba.

 

 “Barış”ın bir silah olarak nasıl kullanıldığını iyi bilenler, “hukuk” un da bir silah olarak nasıl kullanıldığını, kullanılması gerektiğini iyi bilmeliler..!

 

Subaylar için kullanılan Hukuk maddelerine bir bakın:

 

Bülent Arınç’a sözde suikast nedeniyle Çukurambar’da, subayların tutuklanma nedeni ve yapılan suçlamalar:

“Silahlı örgüt kurarak anayasal düzeni değiştirmeye çalışmak”

“Hükümetin görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”

“Seçilmiş meşru hükümete silahlı isyan”

 

Görüyorsunuz değil mi? Hukuki bir maddeye dayandırmak hiç de zor değilmiş..!

 

Bu ülkenin ordusuna saldıranlara uyan hiçbir hukuk maddesi yok mu?

Bu ülkeye, bu ülkenin ordusuna, bu ülkenin bekasına zarar verenler için hiçbir hukuk maddesi yok mu?

Bu ülkenin vatandaşını, inançlı samimi müslümanları ordusuna düşman etmek için gayret gösteren hain ahmaklar için uygun bir madde yok mu?

Bugün o maddeleri göremeyenler ve bulamayanlar için de uygun bir madde bulunur ilerde.

 

Genelkurmay bu yeni çıkan balyoz yalanı ile ilgili gerekli açıklamayı yapmasına rağmen ve bu yalanın, iftiranın sahipleri Çetin Doğan’ın karşısına çıkmaktan kaçarken, Türkiye’nin önemli medya yazarları, habercileri bu yalanı ciddiye alıp, “değişim” ayaklarına hainleri destekleyici yorumlar döktürürse, merak etmesinler, bu milleti kandıramazlar, orduya zarar veremezler.

O gazeteciler, haberciler, yorumcular ve yazarlar ancak vatandaşın kendilerine olan inancına ve güvenine biraz daha zarar vermiş olurlar.

 

Genelkurmay’ın aşağıdaki açıklamasına rağmen siyasiler ve medya mensupları hala başka laflar ediyorsa, bunu arkasında başka nedenler aranır. Dil birliği etmişçesine, aynı yerden talimat almışçasına, bu milletin ordusuna yön vermeye çalışmak, akıl vermeye çalışmak, ordunun neredeyse pasifleştirilmesini istemek, kimsenin haddine değildir. Şu açıklama çok net değil mi?

 

“Aslında açıklamamız çok açık, biz o tarihte 1’inci Ordu’da bir plan semineri olduğunu, o seminerde dış tehdide karşı yapılmış bir harekat planının, altını çizmek istiyorum ki bu planın ismi asla o iddia edilen isim değildir, bir kez daha altını çiziyorum, ki bu planın ismi asla o iddia edilen isim değildir ve o planla bağlantılı olarak geri bölge emniyeti ve sıkıyönetim uygulamasının görüşüldüğünü açıkladık.

Bu konular dışında da iddia edilen hususlar için ise “aklı ve vicdanı olan hiçbir kimsenin kabul etmeyeceğini” diyerek kınadık.”

 

Siyasilerin ve Başbakan’ın ağzından düşürmediği gibi onların da ağzından düşürmediği bir laf var.

Değişim..!

Kominizm bitti, tehlike yok, TSK’de değişim..!

Nasıl bir şeyse!

Nasıl bir değişimse..

Sanki tüm düşmanlar çekildi.

Hiç düşman kalmadı.

 

Türkiye’nin içerde ve dışarıda düşmanı hiç bitmeyecektir.

Ordu’nun bu aktifliği ve geçmişten gelen dinamizmi, sorumluluğu, hiçbir zaman gevşemeyecek, değişmeyecektir.

Ordu, her zaman hainlerin peşinde ve tepesinde olacaktır.

Bunun için sadece bu saldırıları yapan hainlerin ortada cirit atması bile yeterli nedendir.

Hatta dışarıdaki düşmanlardan daha tehlikeli olarak…

 

 

 

 
 
 
Facebook'ta Paylaş
 
 
Yorum Yaz
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Arkadaşlarına Gönder | Yorum Yaz Yorum Yaz | Facebook'ta Paylaş |

Güncel

En Çok Okunan Haberler

İletişim | Yazar Girişi | Kullanım Şartları ve Gizlilik | Sitene Ekle |