fikriyet
  Anasayfa | Resimler | Videolar | Yazar Ol | Yazar Girişi | Gönder | Facebook'ta Paylaş | adresi kaydet  Adresi Kaydet | Arama | RSS RSS

KATEGORİLER

  | kapat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Necati Doğru'yu istifa ettiren yazı

Kategori  Kategori: Güncel Yorumlar  Yorum Sayısı : 0 Tarih  Tarih : 19-Mart-2010, 20:42   : 4840
Fazıl Kara
Yazar: Fazıl Kara
Necati Doğru'yu istifa ettiren yazı

Necati Doğru, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın danışmanı Fethi Turgut ile ilgili şaibeli bir "gizli kasa" olayını yeniden gündeme taşıdığı için Vatan Gazetesi'nden istifa etmek zorunda kaldı.

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Necati Doğru, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın danışmanı Fethi Turgut ile ilgili şaibeli bir “gizli kasa” olayını yeniden gündeme taşıdığı için Vatan Gazetesi’nden istifa etmek zorunda kaldı.

Şubat 2009 Tarihlerinde Kadir Topbaş’ın danışmanı Fethi Turgut’un evi soyulmuş ve 3 çelik kasada yaklaşık 2 milyon TL civarında kaynağı belirsiz servet ele geçirilmişti.

 

İşte Necati Doğru'nun istifasına neden olan yazısı ile ilgili odatv'ye yaptığı açıklama;

 

"Benim dünkü yazım gazetenin beş günden beri sürdürmekte olduğu Adana Belediye Başkanının servetini açıklayamaması ile ilgili bir takım iddiaların sergilenmesinin devamı olan bir yazıydı. Bu yazının başlığını “İstanbul’da kaç Aytaç Durak bulunuyor” diye koydum. Bu son derece masum bir yazıydı ve sadece muhalefet partisinin belediye başkanlarının yolsuzluklarını, hırsızlıklarını yazmak değil, iktidar partisinin belediye başkanlarının da, eğer varsa bir deposu, bir yanlışı onları da yazmak… Gazetecilik bunu gerektirir diye düşündüm bu yazımı yazdım.

 

Her zamanki gibi evime gittim. Saat dokuzda beni aradılar ve bu yazının girmeyeceğini ve yedek yazı yazmamı istediler. Ben de “hayır” dedim. Şimdi bu yazım yayınlanmadığı için de istifa ediyorum.

 

Şunu düşünüyorum. Belki de iktidar partisi tarafından gazetenin üzerine büyük bir baskı geliyor. Ve yazı işleri yönetiminin başındaki arkadaşımız bunu taşıyamıyor olabilir. Dolayısıyla bir yandan da benim yazılarım gazeteye zarar veriyor diye düşündüm. İktidar partisinin hoşuna gidecek yazılar zaten yazamam ama onları yazmayıp susarak da duramam. O zaman muhalefeti de yazamamak gerekiyor.

Benim kalemim de 30 yıldan beri temiz toplum, temiz vatandaş, temiz siyaset arayışında olan bir kalemdir. Bu dönemde buna katlanamazdım onun için ayrıldım.

 

Bundan sonra benim yazılarımı kaldıracak bir gazete arayacağım. İktidar partisine yandaş gazetelerde yazamam. Zaten onlar da yazdırmazlar. Yazabilseydim zaten Vatan’da yazmaya çalışırdım. Çünkü Vatan iyi bir gazete, beğendiğim bir gazete. Orada çok sayıda arkadaşım, dostum var.

 

Vatan bile beni taşıyamadığına göre hiçbir gazetede yazamam. Bunun dışında kalanlar eğer benim kalemimi taşıyabileceklerse, beni davet ederlerse oralarda yazacağım. Yoksa yazının diğer alanlarında yeniden başlayacağım. Araştırma kitapları, roman, öykü yazma gibi dallarda yazacağım. "

 

------------

İşte Necati Doğru'nun olaylara neden olan “İstanbul'da kaç Aytaç Durak bulunuyor?” başlıklı o yazısı...

 

“Bizim Adana'nın kısmetsizliğine(!) bak, bak bak otur ağla. Annem Adana'dan telefon etti; "oğlum Adana'dan, Adana'nın yerlisi olarak bugüne kadar zengin olmuş bir kişi bile çıkmadı" dedi.

Annemi tanımaz mıyım!

Ne demek istediğini anladım. Gerçekten Adana'nın ekonomi tarihi yeniden yazılsa yazarın varacağı sonuç şu olacaktır: Adana'dan zengin olmuş bir yerli Adana'lı bugüne kadar çıkmadı. Kayseri'den, Niğde'den veya Balkan göçü sonrasında Bosna'dan yırtık yorganla gelenler pamuk ağası, çiftlik ağası, tekstil fabrikası ağası oldular. Çukurovanın insanın ciğerinin içine kadar işleyen sarı sıcağında pamuk üretiminde verimi dönüm başına 650 kiloya kadar çıkartma beceresini gösterebilen yerli Adanalıdan (Yörük olsun, Türkmen olsun, Ermeni olsun ya da Arap ve Kürt olsun) bir tek zengin çıkmadı.

Aytaç Durak çıkacaktı (!)

Gör başına neler geldi (!)

Herkes merakla bana "Aytaç Durak iktidar partisinden belediye başkanı olsaydı, Adana olayı bu noktaya kadar gitmeden kapanmaz mıydı?" diye soruyor. Ben de "temiz siyaset-temiz vatandaş-temiz toplum" idealine vidalanmış yazılar yazan biri olarak onlara "İstanbul'da Çelik Sır Kasa" hikayesini anlatıyorum.

 

xxx

 

Bu hikaye gerçektir.

Kişi ve olaylar sahidir.

Kasa, gazetelere manşet oldu, TV'lerde "içindeki para ne kadardı?" diye yayın konusu, Cumhurbaşkanı'na, Başbakan'a, İstanbul Belediye Başkanı'na, Meclis'te milletvekiline ihbar konusu oldu.

Cerahat kokan bir kasaydı.

Unutuldu gitti.

Olayı size şöyle anlatayım:

İktidar partisi AKP'nin adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanılığına ikinci kez seçilen yüksek mimar Kadir Topbaş'ın, imar danışmanlığını yapmış Fethi Turgut, ailesini de alıp tatile gitmişti.

Evde sadece genç oğlu vardı.

Arkadaşlarına; "Babam her akşam eve torbalar dolusu paralarla geliyor, paraları çelik kasalara dolduruyor" diye anlatıyordu. Bu anlatım mahallede 12 kişilik bir "soyguncu çetesinin örgütlenmesini" tetiklemişti.

12 kişi plan yaptılar.

Belediye Başkanı'nın imar danışmanı Fethi Turgut'un genç ve biraz da saf oğluna, dümenden bir kız arkadaş ayarladılar. Kız evde oğlanın birasına uyku ilacı kattı, oğlan uyuyunca çete eve girdi.

 

xxx

 

Gerçekten 3 kasa vardı.

İkisi çok büyüktü.

Yerinden oynamıyordu.

Çok sağlamdı açılamıyordu.

Üçüncü kasa taşınabilirdi.

Hırsızlar taşınabilir kasayı aldılar, Kartalda bir eve götürdüler. Uğraştılar açamadılar. Maltepeden bir çilingir buldular. Kasayı açtırdılar. İçinden 950 bin Amerikan Doları, 280 bin Avro, 200 bin Türk Lirası ve 2 kilo altın çıktı. Bu çetenin yaptığından haberli olan Ahmet Tamer adlı birisine "soygundan pay" vermedikleri için o da kızdı, olayı bir ihbar mektubu ile Başbakan Tayip Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a bildirdi. Onlardan ses çıkmayınca Meclis'e CHP milletvekili Çetin Soysal'a yazdı. Konu basına yansıdı. 12 hırsız yakalandı, hapse kondu (Bak Öge Demirkıran'ın 1 şubat 2009 tarıhli VATAN'da yayınlanan haberi ve ocak-şubat aylarında Cumuhuriyet, Milliyet, Hürriyet gazeteelrinde çıkan "gizli kasa"haberleri)

Hırsızlar hapse kondu.

Tahmin edin!

Kasanın sahibine ne oldu?

Kasanın sahibi iktidar partisinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın imar danışmanı Fethi Turgut'a ne Cumhurbaşkanı, ne Başbakan, ne Belediye Başkanı, ne savcı hiç kimse "arkadaş sen bu kadar parayı nereden buldun, bu üç kasa evinde ne diye duruyor?" diye sormadı. Fethi Turgut, "çalınan kasamdaki para sadece 200 bin dolardı" diye açıklama yaptı olay kapandı. Hırsızlar hala hapiste yatıyor. Fethi Turgut da hala belediye şirketlerinin birinde bir makam sahibi olarak çalışıyor.

Aytaç Durak'ı soruyorlar.

Çelik sır kasayı anlatıyorum.

Bu sefer ben soruyorum: İstanbul'da kaç Aytaç Durak bulunuyordur?

 

Necati Doğru”

 

KAYNAK: http://www.odatv.com/n.php?n=neden-istifa-ettim-1903101200

 

Bu konu ile ilgili Zafer Mutlu odatv’ye bir açıklama göndererek, Necati Doğru’nun yazılarına devam etmesini istediğini belirtmiş.

“Biz Necati Doğru'yu hiçbir yere bırakmayız. Vatan'da her zaman olduğu gibi özgürce yazılarına devam edecektir, etmelidir.”

 

DAHA FAZLASI:

 

2009 Mart aylarında çıkan “gizli kasa” hırsızlık olayı ile ilgili haber için aşağıdaki siteye bakabilirsiniz:

http://www.nethaber.com/Toplum/93546/Kadir-Topbasin-kasasi-denen-danismanin-evini-soyanlar

 

Fethi Turgut ile ilgili bir haber için aşağıdaki siteye bakabilirsiniz:

http://www.tumgazeteler.com/?a=4652172

 

Necati Doğru’nun bu konu ile ilgili eski bir yazısı için bakabilirsiniz:

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=222706&Categoryid=4&wid=108

 
 
 
Facebook'ta Paylaş
 
 
Yorum Yaz
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Arkadaşlarına Gönder | Yorum Yaz Yorum Yaz | Facebook'ta Paylaş |

Güncel

En Çok Okunan Haberler

İletişim | Yazar Girişi | Kullanım Şartları ve Gizlilik | Sitene Ekle |