fikriyet
  Anasayfa | Resimler | Videolar | Yazar Ol | Yazar Girişi | Gönder | Facebook'ta Paylaş | adresi kaydet  Adresi Kaydet | Arama | RSS RSS

KATEGORİLER

  | kapat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Soner Yalçın mossad ajanlığı tartışmalarına kızdı mı?

Kategori  Kategori: Güncel Yorumlar  Yorum Sayısı : 0 Tarih  Tarih : 14-Temmuz-2010, 23:31   : 3430
Davut Türkoğlu
Yazar: Davut Türkoğlu
Soner Yalçın mossad ajanlığı tartışmalarına kızdı mı?

Soner Yalçın İHH Başkanı Bülent Yıldırım'ın mossad ajanı gazeteciler sözüne kızdı mı?

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tarih 20 Haziran 2010.

Soner Yalçın bir yazı kalem alıyor.

Anlattığına göre Hürriyet’ten Metehan Demir ABD’den dönerken bir kitap getirip hediye ediyor. Kitap bir CIA ajanının İran’da radikal İslamcı grupların içine nasıl sızdığını ve oradaki yaşamını anlatıyor.

 

Herhalde bu kitap tetiklemiş olacak ki Soner Yalçın cia ve mossad ajanlığı noktalarında başlamış anlatmaya.

 

Önce “Türkiye’de kimse kendi içine bakmıyor, herkes ajanı dışarıda arıyor!” demiş ve İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ın Türkiye’deki mossad ajanı gazetecilerle ilgili sözüne girmiş:

 

“Mavi Marmara gemisiyle Gazze’ye giderken gözaltına alınan İHH Başkanı Bülent Yıldırım sorgusunda İsrailli bir yetkilinin kendisine “Dünyada beslediğimiz kalemlerden başka bize sahip çıkan yok” dediğini söylemişti.

İHH Başkanı, “Bana isim de verdiler, bu isimleri söylemeyeceğim ama kendileri ile görüşeceğim. Şu anda Türkiye’de bir turnusol kâğıdı durumu yaşanıyor. Herkes tarihe kaydedilecek. Bizim hiçbir şeyden korkumuz yok. (...) İsraillinin ‘Beslememizden başka bize sahip çıkan yoktur’ sözü gereği İsrail lehine devamlı bu katliamları örtenler, zannetmesin ki ben sessiz kalırım. Onları bütün dünyanın gözü önünde rezil ederim.”

Hayli iddialı sözlerdi bunlar. Dolayısıyla medyada tartışıldı.

Sonra nedense İHH Başkanı Yıldırım  “Sözlerim yanlış anlaşıldı” diye bir açıklama yaparak tartışmaya son noktayı koydu.

Peki, Türkiye’de MOSSAD ajanı gazeteci var mı?

Bilmiyorum.

Ama bildiğim başka bilgiler var.”

 

Soner Yalçın yazısının sonunda bu konu ile ilgili şunları da söylüyor:

 

“Bu planı kimler hazırlayıp kimler aracılığıyla yürürlüğe soktu!

Sağda solda ajan arayanlar bu soruyu yanıtlamalıdır.

Yani aynaya bakmalıdırlar...”

 

(NOT: Soner Yalçın’ın Hürriyet’te çıkan bu yazısı Soner Yalçın’a ait Odatv sitesinde “Mossad ajanı gazeteciler kim?” başlığı ile yayınlandı.)

 

Yukarıdaki satırlarda Soner Yalçın “Ama bildiğim başka bilgiler var” dedikten sonra CIA ajanlarının Müslüman ülkelerdeki faaliyetlerine geçiyor:

 

“Kanadalı profesör Michel Chossudovsky 1998’de Ankara’ya geldiğinde Prof. Işıklı ile tanıştı. Bu tanışma ileride ortak bir çalışmaya dönüştü.

Prof. Chossudovsky, ABD’nin “İslamcı terör” ile ilişkisinde Pakistan istihbarat örgütü ISI’nın oynadığı rolü gözler önüne seren bir kitap yazdı: “America’s War on Terrorism”.

Bu kitabı Prof. Işıklı Türkçeye kazandırdı: “Amerika’nın Terörizme Karşı Savaşı”.

Prof. Chossudovsky, El Kaide’nin Pakistan istihbarat örgütü aracılığıyla nasıl CIA’nın güdümünde olduğunu belgeleriyle ortaya koyuyor. 11 Eylül saldırısında Pakistan istihbarat örgütünün şüpheli faaliyetlerini belgelerle açıklıyor.

Kitap sadece El Kaide’yi anlatmıyor.

Bosna, Kosova, Keşmir, Sincan-Uygur ve Çeçenistan’daki “İslamcı” militanların nasıl kullanıldığını, 1997’de ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçi Parti Komitesi’nin hazırladığı raporlara dayanarak yazıyor.

Örneğin Kosova’daki isyancılar arasında bulunan 17 Amerikalı “eğitmen”den bahsediyor!

Hamas’ı destekleyen Suudi Arabistan, Kuveyt gibi ülkelerin CIA’nın taşeronluğunu yaparak, Balkanlar’daki İslamcı hareketleri nasıl himaye ettiği anlatılıyor. Vahabi vakıflarla illegal örgütlerin ilişkisinden bahsediliyor.

Kısaca CIA’nın taşeron kullanarak “İslamcılara” nasıl örtülü operasyonlar yaptırdığını belgeleriyle gözler önüne seriliyor.

Kitabı okuyunca, ABD istihbarat aygıtlarının kendi terörist örgütlerini nasıl yarattıklarını anlıyorsunuz.”

 

Soner Yalçın Metehan Demir’in verdiği o kitabın Türkçe’ye çevrilmesi için bir yayınevine göndermiş. Türkiye’deki bazı Müslüman geçinen ahmaklar bu kitabı hemen okusunlar ve çektikleri dizilerde millete ajan arattıracaklarına, önce kendi içlerindeki ajanları görsünler.

 

Soner Yalçın aynı günkü yazısında Müslüman geçinen bazı ahmakların İsrail ve benzeri dış güçler tarafından niye ve nasıl desteklendiğine çok güzel bir örnek veriyor.

 

İşte İsrail’in kendi çıkarları için bazı İslami oluşumları nasıl desteklediğini anlatan o yazı:

 

“İsrail hükümeti, İslamcı, milliyetçi, solcu ittifakı parçalamak için bir “yeşil” stratejiyi hayata geçirdi.

İlk attığı adım, Filistin toplumunu Müslüman, Hıristiyan ve Dürzi olarak bölmek oldu. İsrail Radyosu’nun Arapça programında her sabah dini yayınlar yaptı.

Arapça yayınlanan İsrail gazetelerinde İslam propagandası yaptı. İslam’a ilişkin kitaplar bastırdı, dağıttı. İslami yayınlarda patlama yaşandı. Bu arada Arap ulusalcılığına ve sosyalistlere ilişkin tüm yayınlara yasak getirdi.

1967-1987 arasında Filistin’de cami, mescit sayısı 400’den 750’ye çıktı. Gazze’de ise bu rakam 200’den 600’e yükseldi.

Gazze sahilindeki kum tepecikleri arasına gelişigüzel yapılmış camiler, göçmen gençlerle doldurulmaya başlandı.

Kudüs, El Halil, Gazze’de İslam üniversiteleri kuruldu.

Filistin’in “İslamileştirilmesi” sonucu laik çevrelerin kalesi olarak bilinen Nablus bile bu yeşil dalgadan etkilendi.

1990’lara gelindiğinde Filistinlilerin yüzde 50’si, İslami temelli bir devlet kurulmasından yanaydı.

“Şekillendirilen” bu Müslümanlar, ulusalcı, demokrat, ilerici, sosyalist Filistinli direnişçilerle aralarına mesafe koymaya başladı.

Filistin hareketi bölündü...”

 

Her yapılan cami ve dini faaliyetin dış güçlere hizmet ettiğini söylemiyoruz burada. Ancak kimi yayınların, dini eserlerin, müslüman gözüken dini kişiliklerin, müslüman gözüken medyanın, bazen bilerek bazen de bilmeyerek neye hizmet ettiğine güzel bir örnek.

 

Kısaca üzümün sapını araştıranlar, önce kendi salkımlarının nereye bağlı olduğunu görsünler.

 

Türkiye’deki Müslüman geçinen bazı ahmak medyanın arkasında İsrail olduğunu ilerde öğrenirseniz şaşırmayın. Bunlar şeriat isterler, İsrail aleyhinde yazı bile yazarlar. Bu sizi yanıltmasın. Kimi işlevlerini Filistin’de olduğu gibi en sonunda VAKİT geldiğinde gösterecekler..!

 

 

(NOT: Soner Yalçın’ın Odatv sitesi, İsrail’in Mavi Marmara gemisinde 9 sivil Türk’ü katlettiği olayda, İsrail’e sahip çıkan Türkiye’deki tek, dünya’daki sayılı yayınlardan biri olmuştu. Bu olayda İsrail’deki bazı yayın organları ve kitleler bile İsrail’e büyük tepki göstermişti.)

 

KAYNAK:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15079630.asp

http://www.odatv.com/n.php?n=mossad-ajani-gazeteciler-kim-1906101200

 
 
 
Facebook'ta Paylaş
 
 
Yorum Yaz
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Arkadaşlarına Gönder | Yorum Yaz Yorum Yaz | Facebook'ta Paylaş |

Güncel

En Çok Okunan Haberler

İletişim | Yazar Girişi | Kullanım Şartları ve Gizlilik | Sitene Ekle |