fikriyet
  Anasayfa | Resimler | Videolar | Yazar Ol | Yazar Girişi | Gönder | Facebook'ta Paylaş | adresi kaydet  Adresi Kaydet | Arama | RSS RSS

KATEGORİLER

  | kapat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Eğitim-Sen::" ÖSS'den MEB ve YÖK "0" çekti."

Kategori  Kategori: Eğitim Yorumlar  Yorum Sayısı : 0 Tarih  Tarih : 15-Temmuz-2009, 23:23   : 712
Cansu Deniz
Yazar: Cansu Deniz

Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, sınavı geçerli sayılan 1 milyon 324 bin adaydan 30 bininin ÖSS puanlarının, hesaplanabilecek en alt seviyede bile doğru cevap veremediklerinden dolayı, "sıfır" olduğunu belirterek, "Milli Eğitim'in ve YÖK'ün sıfır çektiğinin resmidir" dedi.

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

(İHA) - Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, sınavı geçerli sayılan 1 milyon 324 bin adaydan 30 bininin ÖSS puanlarının, hesaplanabilecek en alt seviyede bile doğru cevap veremediklerinden dolayı, "sıfır" olduğunu belirterek, "Milli Eğitim'in ve YÖK'ün sıfır çektiğinin resmidir" dedi.
Yazılı açıklama yapan Hanefi Bostan, bu sene ÖSS'ye başvuran öğrenci sayısının 195 bin azaldığını, sınava giren 94 bin 201 adayın, hiçbir tercih yapabilme hakkını elde edemediğini, sınavda, puan türlerinin en az birinden 165 ve daha fazla puan alan aday sayısının 1 milyon 87 bin 409 olduğunu ve 30 bin öğrencinin, hesaplanabilecek en alt seviyede bile doğru cevap verememiş olduğunu hatırlattı. Bostan, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın açıkladığı resmi bilgilere göre, en az başarılı okul türünün
sırasıyla, akşam liseleri, endüstri meslek liseleri, ticaret meslek liseleri, özel akşam liseleri, otelcilik ve turizm meslek liseleri, kız meslek liseleri ve diğer meslek liseleri olduğunu belirterek, "Bu sene yapılan ÖSS'de en çarpıcı sonuç, sıfır puan alan öğrenci sayısında görülen ve tahminleri aşan sayı olmuştur. Yukarıda da söylemiş olduğumuz gibi, sınavı geçerli sayılan 1 milyon 324 bin adaydan 30 bininin ÖSS puanları, hesaplanabilecek en alt seviyede bile doğru cevap veremediklerinden dolayı,
"sıfır" olmuştur. Vaziyet hiç de mutluluk duyulacak gibi değil, burası inkar ve reddedilmesi mümkün olmayan bir gerçek. O halde, şu soruyu sormamız gerekmektedir. ÖSS sonuçlarının anlattığı, "gerçekte" nedir? Geçici ve arızi bir kötü sonuçla mı karşı karşıyayız, yoksa sistemin hepten tıkanmış olması mı söz konusudur? Türkiye'mizde merkezî üniversite giriş sınavlarında hayli uzunca bir müddetten beri, hemen hemen her sene bir öncekine göre daha can sıkıcı sonuçlarla karşılaşmaktayız ve bu trend de inişe
geçmiyor, bilakis, git-gide yükseliyor; bu gidişle, önümüzdeki sene daha da kötü bir sonucu beklememiz gerekecek" dedi.
Sonuçların açıklanmasının üzerinden dört gün geçmiş olmasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı'nın henüz resmî bir açıklama yapmamış olmasını eleştiren Hanefi Bostan, "Bu durum, normal olmasa gerek; Bakanlık sessizliğe gömülmüş, çıt çıkmıyor. Niçin? Her halde, bir şey söyleyebilecek durumda olmasalar gerek: Bakanlığın ve Hükümet'in, hezimeti gizlemeleri mümkün olmadığı gibi, vazıyeti olduğu gibi kabul edip hata yaptıklarını itiraf edecek medenî bir cesaretleri de olmaması ile açıklanabilir ancak bu ketumluk.
Bu noktada, Türk Eğitim-Sen olarak, derhal, bu olağanüstü derecede mühim mevzunun, cesaretle ve samimiyetle, bir millî mesele olarak kabul edilip, eğitim sendikalarının da mutlaka ciddi bir oranda söz ve oy hakkı olduğu kapsamlı bir "millî eğitim şûrası" toplanması gerektiğini kamuoyu önünde açıklamayı millî ve vicdani bir görev telakki etmekteyiz. Bu sonuç, esas olarak, öğrencilerimizin değil, Milli Eğitim'in eğitim ve öğretim sistemi ile YÖK'ün sınav sistemini sıfır çektiğini ve hepten çöktüğünü
göstermektedir" diye konuştu.
Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, ortaya çıkan sonucun sebeplerini sıralayarak, şunları söyledi:
"İşin doğrusu şu ki, üniversite-öncesi eğitim ve öğretimde, öğrencilerimizin büyük bir kısmının bilgi seviyeleri acınacak bir zavallılık arz etmektedir: İlköğretim mezunu olduğu halde okuma yazmayı doğru düzgün bilmeyenler, Türkçeyi doğru telaffuz edemeyenler bu başıbozuk sistemin ürünleridir ve haliyle bu sistemden de ancak bu sonuç çıkmaktadır. Bunlara ilaveten, derslik açığı ve kütüphane, laboratuar yetersizliği - hatta "yokluğu" bile denebilir - hala büyük bir sorun olarak durmaktadır. Bunlara,
eğitimde fırsat eşitliği sağlanamamasının, bölgelerarası dengesizliklerin giderilememesinin de eklenmesi de gerekli olmaktadır. Sistem külliyen bozuktur, sağlam olan hiçbir tarafı kalmamıştır; istikrarlı, düzeni oturmuş bir öğrenci ve öğretmen kadrosu bulunmadığı gibi, bir yandan birçok okulda öğretmen açığından dolayı seksen kişilik sınıflarda ders yapılırken, diğer yandan da 200 binden fazla genç öğretmen atanmadıkları için ya başka işlere yönelmektedirler ya da işsizler ordusuna katılmaktadırlar.
Önemli bir başka faktör de, maalesef, öğretmenlerimizin meslekî açıdan gerekli düzeyde olmayışıdır.
Önümüzdeki yıl ÖSS iki aşamalı olacaktır. ÖSS'nin iki aşamalı olması öğrencileri tedirgin etmektedir. Çünkü henüz yeni sınav sistemi ile ilgili öğrenci ya da veliler tam olarak bilgi sahibi değildir. Nitekim Türk Eğitim-Sen olarak 1.100 lise son sınıf öğrencisine uyguladığımız ankette üniversite sınavının gelecek yıl iki aşamada yapılacak olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna; ankete katılanların yüzde 42.8'i "olumsuz etkileyecektir" derken, yüzde 27.2'si olumlu etkileyecektir cevabını vermiştir.
Bu soruya "fikrim yok" diyenlerin oranı ise yüzde 29.9'dur. Başarısızlık öğrencilerimizin değil, önce Milli Eğitim'in ve sonra da o suça katılan YÖK'ündür. ÖSS'de "sıfır" çeken, öğrencilerimiz değil, Milli Eğitim ve YÖK'tür."
 
 
 
Facebook'ta Paylaş
 
 
Yorum Yaz
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Arkadaşlarına Gönder | Yorum Yaz Yorum Yaz | Facebook'ta Paylaş |

Eğitim

En Çok Okunan Haberler

İletişim | Yazar Girişi | Kullanım Şartları ve Gizlilik | Sitene Ekle |